4 kişi kendisini tutuyor, 2 arkadaşı var.
üyesi olduğu bir topluluk yok
Ne günlere duruyorsun arkadaş
Yürü kalk olanca hızınla yürü
Bıçak geldi ta kemiğe dayandı
Karınla oğlunla kızınla yürü
Sözüm sana işçi kardeş bak dinle
Gün bugündür yürü zaman seninle
Ayağından kesilirsen elinle
Olmazsa dişinle dizinle yürü
"Hiçbir zaman Marksizmi önermeyen, ama tıpkı Kautsky ve takımı gibi emperyalizmin çelişkilerindeki derinliği ve meydana gelmesine neden olduğu devrimci bunalımın kaçınılmaz niteliğini örtmeye çalışan pasifizm ve ‘demokratizm' akımlarına... karşı savaşım, burjuvazi tarafından aldatılmış milyonlarca insanı ondan kopararak kendine bağlaması gereken proletaryanın partisi için zorunludur." (Lenin, Emperyalizm)
amca paveseden...
" .. yaşamdan daha değerli bir şey alamayacağıma inanıyorum, bu anların bana verdiği tattan daha değerli bir şey....... camlı aydınlık bir kahveye oturarak, sokağın, geliş gidişlerin gürültüsünü, parıldayan renklerle sesleri ve içerinin bütün bu uğultuyu dengeleyen dinğinliğini alğılayarak. Çok hayal kırıklığına uğradım, çok vizdan azabı çektim birkaç yıl içinde, yine de içten istediğim şeyin bu susku, bu dinginlik olduğunu söyleyebilirim. Fırtınalara, kavgalara göre değilim ben : Bazı sabahlar tir tir titreyerek insemde sokakları dolaşmaya, meydan okur gibi atsam da adımlarımı , yine söylüyorum, tek istediğim şu yaşamdan, bıraksın gözleyeyim onu. Ama bu alçakgönüllü zevk bile bazen bir kusur acılığı bırakıyor bana. Farkına ilk dün vardım insanın yaşamak için başkalarından önce kendisine karşı kurnaz olması gerektiğini. Önceden, yaptıklarını kendi bilinçlerine karşı doğru gösterecek bir nedenler zinciri hazırlayıp kötü davranışta bulunmayı, bir haksızlık yapmayı ya da yanlızca bir kaprislerini yerine getirmeyi başaran insanların (özellikle kadın bunlar) kıskanıyorum. Büyük kusurlarım yok (bu güvensizlik yüzünden savaştan çekilip sessiz bir yanlızlık aramak kusurların en büyüğü değilse) ama bana verilen o pek az şeyin tadını çıkarırken kendimikurnazca kullanmayı, kendime sahip olmayı bile beceremiyorum..."